Maya Kehanetleri
Dünyanın en gizemli uygarlığı Mayalar'dan geriye sadece, çözümü onlarca yıl süren yazılı tabletler kaldı. Hiçbir iz bırakmadan tarih sahnesinden silinen bu görkemli uygarlığın izlerini araştıran bilim adamı ve tarihçiler, dünyanın geleceğiyle ilgili önemli ipuçlarına ulaştılar. Mayalar'ın takvimine göre dünya 1 milyon 872 bin günde bir çağ değiştiriyor. Oldukça karışık olan bu takvim bilim adamlarınca ancak yüz yılda çözülebildi. Bu yazıda dünyanın geleceğiyle ilgili Mayalar'ın kehanetlerini okuyacaksınız. Geçmişteki en eski ve en gelişmiş uygarlıkların en güçlüsü ve 2012 yılı için yaptıkları kehanet! Dünyanın en gizemli uygarlığı Mayalar'dan geriye sadece, çözümü onlarca yıl süren yazılı tabletler kaldı. Hiçbir iz bırakmadan tarih sahnesinden silinen bu görkemli uygarlığın izlerini araştıran bilim adamı ve tarihçiler, dünyanın geleceğiyle ilgili önemli ipuçlarına ulaştılar.
Mayalar'ın
kriptoyu andıran tabletlerinde dünyanın son çağına gireceği ancak bunun
büyük bir tufandan sonra olacağı yazılı. "Uzaylı uygarlık" olarak da
tanımlanan Mayalar'a göre dünya bugüne kadar dört çağdan geçti ve her çağın
sonunda büyük yıkım yaşandı. Mayalar'ın oluşturduğu takvime bakıldığında da
dünyanın yaşayacağı tufan net olarak belli. Mayalar'ın takvimine göre dünya
1 milyon 872 bin günde bir çağ değiştiriyor. Oldukça karışık olan bu takvim
bilim adamlarınca ancak yüz yılda çözülebildi.
Kehanetleri:
Yüzlerce yıl
önce yok olan Maya Uygarlığı'nın tabletlerine göre dünya büyük bir tufandan
sonra son çağına girecek.
Maya
takvimindeki yok oluş tarihi Marduk'la da örtüşüyor. Dünyanın beşinci
değişimi bu yüzyılda. Tabletlerdeki Maya takvimi tufanların yaşandığı 4
çağdan sonra sonu yine tufanla bitecek 5'inci çağın 21'inci yüzyılda
başladığına işaret ediyor.
Mayalar kim?
Her şeyden önce
Mayalar çok üstün seviyeli dinsel bilgilerle geldiler. Tek tanrı inancındaki
eski "Mu Güneş Dini" ne bağlı bir topluluktular. Örneğin Mısır uygarlığı,
Mu'dan sonra gelen ve Mu kadar gelişmemiş bir uygarlık olan Atlantis'in bir
kolonisiydi. Öyle olmasına rağmen dönemin çok üstünde bir gelişim gösteren
bir uygarlık olarak tarih sahnesine çıktılar. Mayalar o anlamda Mısır'dan
hem çok daha üstün bilgiye ve daha eski bir geçmişe sahiplerdi. Çok gelişmiş
dini sistemleri sayesinde geleceğe ait bazı bilgilere sahip olan Mayalar'ın
geleceğe ait olan bilgileri ise geçmişe ait bilgiye sahip olmalarında
yatıyordu. "Başlangıç nasılsa son da öyle olacaktır" diye çok eski ezoterik
bir söz vardır. Çünkü bazı şeyler yeryüzünde periyodik olarak tekrar ediyor.
İşte Mayalar'ı önemli kılan bu ezoterik (gizli öğreticilik) bilgi birikimine
sahip olmalarıydı. Mayalar'a göre yeryüzünde meydana gelen en önemli
değişimlerden biri de eksen açısıyla ilgiliydi.
Günümüz bilimsel bulguları Mayalar'ın bu bilgisiyle tam anlamıyla örtüşmüş durumdadır.
Mayalar 2012
için 'zamanların sonu' diyor. Ancak bu yok oluş anlamında değil fiziksel bir
değişim. İnsanoğlu dört kez geriledi ve artık değişim zamanı. Mayalar'a
göre; 2012 yılı insanlığın yükselişinin başlangıcı olacak.
Maya Kehanetleri'ne göre 22 Aralık 2012 tarihi dünya için çok önemli. Çünkü bu dönemde içinde yaşadığımız çağ sona ererek yeni bir çağ başlayacak. Büyük bir tufanla gelecek olan bu yeni çağın ipuçlarını ise bilim adamlarına göre iklimsel değişimler sayesinde şimdiden gözlemleyebiliyoruz.
"Beşinci
kutupsal kayma" olarak adlandırılan bu değişimde daha önceki değişimlerde
olduğu gibi yine kutupların manyetik alanının değişmesiyle meydana
geleceğini söyleyen Sınır Ötesi Yayınları'nın Genel Yayın Yönetmeni Ergun
Candan, dünyadaki iklimlerin değişimini de buna bağlıyor. Candan, "Kutuplar
yer veya açı değiştirdiğinde kutuplarda buzlar eriyor. Kaldı ki, küresel
ısınma sonucu şu anda Kuzey Kutbu'ndaki buzullar zaten erimeye başlamış
durumda.
Mayalar'a göre
de daha önce yaşanan dört çağda tıpkı bu şekilde sona erdi" diyor.
Dünyanın en az
dört kez kutupsal kayma (kuzey ve güney kutbu) yaşadığı bilimsel verilerle
kanıtlandı. En son Discovery kanalında dünyanın manyetik alanının belirli
periyotlarla nasıl değiştiğini bilimsel çevreler açıkladı. Hatta bilgisayar
ekranındaki üç boyutlu animasyonlarla gösterimi yapıldı. Şu anda dünyanın
manyetik alanında muazzam bir değişim var. Bunun da en büyük nedeni güneşte
meydana gelen değişimler. İlginç olan Mayalar bunu biliyordu. Konunun bir
diğer yanı da Mayalar'ın bununla da yetinmeyip, gelecekte tüm insanlığı
etkileyecek trajediyi bizlere şifreli bir şekilde duyurmuş olmalarıdır. Bu
şifreye göre dünya için 2012 yılı çok önemli.
Yani bu
görüşe göre 2012 yılında dünya yok mu olacak?
Mayalar 2012
için 'zamanların sonu' diyor. Fakat bu dünyanın top yekun yok oluşu değil,
bir fiziksel değişim. Daha önce yaşanan sanki tufan gibi düşünebiliriz. Bu
fiziksel değişimlerle birlikte ruhsal değişimler de birbirleriyle orantılı
devam ediyor. Her bir büyük fiziksel değişimlerle birlikte insanlık ruhsal
değişimde yaşıyor. Şu ana kadar insanlar aşağıya inişi yaşadı. Birincisinde
biraz daha kabalaştı, ikincisinde biraz daha, üçüncüsünde biraz daha...
Dördüncünün sonunda tam anlamıyla bir dip yaptı. Bu yüzden 2012'yi Mayalar
insanlığın yeniden yukarı çıkışın yaşanacağı bir çağ olarak tanımlıyor.
Hatta çeşitli dinler bundan Altın Çağ, vaat edilen cennet veya Nirvana gibi
bahseder. 2012'nin önemi burada. Aşağıya inen insanlık tekrar yukarı
çıkacaktır. Bunun da ilk basamağı 2012'dir diyor Mayalar.
Bugüne
kadar Mayalar'ın hangi kehanetleri yerini buldu?
Şu anda bilimsel
olarak ispat edilen dünyanın dört kez kutup değişimi geçirdiği. Bugün bu
durum ispatlanmış durumda. Günümüz insanları bunu yeni keşfetse de, Mayalar
bunun farkındaydılar. Bu bile başlı başına önemli bir şey.
Mayalar'la ilgili tüm bu bilgilere nasıl ulaşıldı?
Bütün bunlar
dünyaca ünlü astro fizikçi Coterelli'nin bilgilerini bir BBC muhabiri Adrian
Gilbert'in derlemesi sonucunda dünya kamuoyuna duyurdu. En önemli buluş da
eski Maya kenti Palanque'deki Yazıt Tapınağı'nda buldukları mezar taşının
kapağındaki şifreyi çözmeleriyle oldu.
Şifre
nasıl çözüldü?
Simetriyle
ilgili bilgileri çözerek çok önemli sonuçlara ulaştılar. Kapağın üzerindeki
şerit motiflerini simetrik bir şekilde yan yana getirdiklerinde ortaya
Jaguar ve bunun üzerinde de bir Yarasa sembolünün ortaya çıktığını gördüler.
Mayalar'ın sakladıkları bu sembollerin bir anda belirmesi Cotterel'i şaşkına
çevirmişti. Çünkü Mayalar'ın mitolojik yazıtlarında Jaguar beşinci yani
bizim çağımızı, yarasa ise ölümü sembolize etmekteydi!... Kapağın üzerinde
açık bir şekilde görülen "Güneş Haçı" nın üzerindeki ilikler ise Güneş'in
manyetik iliklerini temsil etmekteydi. Bu da Mayalar'ın gizli mesajıydı.
Yaşanacak trajedinin sebebi Güneş'te meydana gelecek olan manyetik
değişimlerdir!..
Mayalar şaşırtıcı bir astronomi bilgisine sahip bir medeniyetti. Sadece Güneş, Ay ve Mars gibi bugün amatör gözlemcilerin dahi gözlemleyebildiği yakın cisimlerle değil, neredeyse bütün uzak yıldızları, yıldız gruplarını ve bunların hareketlerini gözlemlemişlerdi. Hatta bu gözlemleri sayesinde bir yılı bizim bugün süper bilgisayarlarla hesapladığımız süreden milyonda bir hata payı ile hesaplamışlardı. Zamanı ölçmede hassas hesaplara ulaşmak için döngülerden ve iki ayrı takvimden yararlanmışlardı.
Bunların ilki,
"kutsal takvim" olarak bilinen ve 20'şer günlük 13 aydan oluşan "Tzolkin"
(Gün Sayımı) denen döngüdür. Bu döngü, 13 rakam ve 20 ismin oluşturduğu
kombinasyonları içerir ve 260 günlük sürecin bitiş günü "13 Ahau"dur. "Haab"
adını taşıyan bir ikinci takvim, bugün bizim kullandığımız güneş takviminin
çok benzeridir ve yine 20'şer günlük 18 aydan oluşur. "Uinal" olarak
adlandırılan bu 20 günlük ayların toplamı 360 gün yapar ve Maya zaman
ölçümünde buna "tun" adı verilir. Normal güneş yılı için gerekli olan 5
artık gün, 5 tanrının adıyla "tun"a eklenir (aynı Mısır ve Sümer"de olduğu
gibi!) Her iki döngünün gün sayıları ancak 52 güneş yılı sonra eşitlenir.
Tzolkin ile Haab'ın bitişleri aynı güne denk gelir yani, Tzolkin'e göre 13
Ahau gününde, Haab da sona ermiştir.
GÜN SAYISI İSMİ
1 Kin 20 Uinal 360 Tun 7200 Katun 144000 Baktun İşte Mayaların efsanevi "Long
Count" yani "Uzun Sayım" dedikleri süreç, 13 Baktun'a eşittir (1.872.000 gün
= 5125,36 güneş yılı) Maya tarihinde "başlangıcı" olarak belirlenmiş noktayı
bilmezsek, yukarıdaki hesabı yapamayız. Bizim takvim sistemimize göre bu an,
İsa'nın doğduğu varsayılan yıldır. Gregoryen takvimimizde biz bu yılı "0"
olarak kabul eder ve öncesini, sonrasını buna göre hesaplarız.
Mayalarda da bu
tarihin başlangıcı 0.0.0.0.0 günü olmalıdır; yani herşeyin başlangıç noktası
Arkeolojik bulgular ve Karbon-14 yöntemi yardımıyla yapım tarihi bizim
takvimimize göre büyük bir kesinlikle belirlenen birkaç tapınakta (İzapa,
Chichen Itza ve Monte Alban'da) Maya rahiplerinin, yapılış tarihini
belgeleyen Uzun Sayım tarihleri de bulunmuş ve yanılma payıyla birlikte
Milattan Önce 11 Ağustos 3114 tarihi 0.0.0.0.0 noktası olarak tespit
eidlmiştir. Ve buna göre 13.0.0.0.0 tarihi 21 Aralık 2012 gününe denk
gelmektedir.
Maya takviminin 21 Aralık 2012'de bitmesinde ne var diye soruyor olabilirsiniz. Aslında bu tarih tespit edildikten sonra araştırmacılarında kafasına takılan soru buydu. Ve ilk akla gelende, astronomide bu kadar ileri bir toplumun bu tarihide bir astronomik oluşumla ilişkilendirmiş olma olasılığıydı. Bu yönde yapılan araştırmalar bu fikrin doğru olduğunu ortaya koydu.
Bilindiği gibi 21 Aralık tarihi yılın en kısa günüdür. John Major Jenkins, 21 Aralık 2012'de gökyüzünde oluşan astronomik konumların, oldukça sıradışı birleşmelere işaret ediyor. Bunların en önemlisi, gezegenlerin ve Ay'ın üzerinde hareket ettiği, "Ekliptik" olarak adlandırdığımız "tutulum çemberi"nin, tam 21 Aralık günü Samanyolu'nun dünyadan görülen ekvatoral çizgisiyle kesişmesi. Bu kesişmenin, modern astronomik ölçümlere göre "galaksimizin merkezi" olduğu belirlenen noktada (süper karadeliklerden biri olduğu düşünülüyor.) gerçekleşmesi, bu tarihi daha da ilginç kılıyor. Ama daha ilginci, 21 Aralık günü Güneş'in de tam "gündönümü" sırasında bu noktayla aynı hizaya gelmesi. Astronomik deyişle "Gündönümü Güneşi", Ekliptik ile Samanyolu kuşağının "galaksi merkezi" olduğu belirlenen noktayla aynı hizada kesiştiği koordinata yerleşiyor. Bu birleşim, Mayalara göre, "Güneşler" olarak adlandırdıkları devrelerin beşincisinin noktalandığı anı belirlemekte.
Maya
kozmogonisine göre, dünyanın geçmişi, 13 Baktun'luk (aşağı yukarı 5125 yıl)
devrelerden oluşur ve bunların her birinin bitimi, dünya için radikal
değişimler ve büyük yenilikler içerir. İçinde bulunduğumuz devre, Mayalara
göre beşinci ve son devredir ve 13.0.0.0.0 tarihinde son bulacaktır. Bizim
takvimimize göre sözü edilen bu tarih, 21 Aralık 2012'ye denk gelmektedir.
Mayaların bugüne ilişkin öngörüleri,efsaneleri veya kehanetleri ise gerçekten çarpıcı. Buna geçmeden önce bir bilgiyi daha vermek gerekli. İçinde bulunduğumuz galaksi milyonlarca yıldıza sahip olmasına rağmen, galaksimizin merkezi olarak gösterilen nokta yıldız miktarının gayet seyrek olduğu bir nokta. Yaklaşık 25,800 yılda toplam 4 kere (dünyanın presession süresi) galaksi merkezimizle,
Mayaların bugüne ilişkin öngörüleri,efsaneleri veya kehanetleri ise gerçekten çarpıcı. Buna geçmeden önce bir bilgiyi daha vermek gerekli. İçinde bulunduğumuz galaksi milyonlarca yıldıza sahip olmasına rağmen, galaksimizin merkezi olarak gösterilen nokta yıldız miktarının gayet seyrek olduğu bir nokta. Yaklaşık 25,800 yılda toplam 4 kere (dünyanın presession süresi) galaksi merkezimizle,
* " A door into
the heart of space and time will open" , Zamanın ve uzayın kalbindeki kapı
açılacak
* " The cosmos will be reborn or recreated " , Evren yeniden doğacak, yeniden yaratılacak
* " We will reach the Zero Point of the process - a moment of collective spiritual birth " , Döngünün sıfır noktasına erişeceğiz, toplu ruhsal doğuş anı
* “…our basic orientations will be inverted. On the level of human civilization, our basic assumptions and foundation values will be exposed, and we will have the opportunity to embrace values long since driven under the surface of our collective consciousness"
* " The cosmos will be reborn or recreated " , Evren yeniden doğacak, yeniden yaratılacak
* " We will reach the Zero Point of the process - a moment of collective spiritual birth " , Döngünün sıfır noktasına erişeceğiz, toplu ruhsal doğuş anı
* “…our basic orientations will be inverted. On the level of human civilization, our basic assumptions and foundation values will be exposed, and we will have the opportunity to embrace values long since driven under the surface of our collective consciousness"
Bizim basit
doğamız ters yüz olacak. Aslında tek önemli tarih 21 Aralık değil 2012 yılı
için. Mayaların astronomi birikimlerinde , Boğa takımyıldızındaki Pleiades
grubunun ayrı bir önemi var. G Bu yıldız grubunun gökyüzünün tepe
noktasından ("Zenith" noktası) geçişi, Mayalar için önemli bir olaydı ve
genellikle Tzolkin ile Haab'ın son günlerinin çakıştığı 52 yıllık dönemin
sonunda yaşandığı için de fazlasıyla önemsenirdi. Monte Alban'dan İzapa'ya
dek birçok kentte, gökyüzünün tepe noktasını gözlemlemek için hizalanmış
şaftlara sahip yapılar bulunmuştur. Bu gözlem noktalarında başını yukarı
kaldırıp belli bir anda daracık şafttan gökyüzüne bakan gözlemci, yalnızca
Zenith noktasını görürdü. Meksika'nın güneyinde, İzapa'nın bulunduğu paralel
üzerinde Güneş - Pleiades buluşması, presesyon etkisinden bağımsız olarak
her yıl, ilkbahar ekinoksundan 61 gün sonra gerçekleşir. Günümüzde bu tarih,
Güneş'in Boğa Burcu'na girdiği 20 Mayıs tarihine denk gelmektedir.
Bu buluşma Zenith'te gerçekleşirse ne olur?
Mayıs 2000'deki
gezegen dizilimini hatırlayacaksınız. Ama ondan çok daha önemli birşeyi
çoğunluğumuz bilmiyoruz. Mayalarca önemli olduğu yeterince vurgulanan gün,
Güneş - Pleiades - Zenith buluşmasıdır ve bu astronomik olayın gerçekleşme
tarihi de 20 Mayıs 2000'dir.
Mayalar, 13
Baktun'un hemen öncesine denk gelen bu astronomik buluşmayı, bir sürecin
başlangıcını işaretlemek için kullanmışlardı Ünlü Kukulkan piramidinin
tepesinde, doğrudan Zenith'e yöneltilmiş, çıngıraklı yılan kuyruğu biçiminde
bir sütun yer alır. Çıngıraklı yılanın kuyruğundaki "çıngırak" işaretleri,
Maya kültüründe Pleiades'in simgesidir. Çıngırağın biraz aşağısında, "Ahau
yüzü" olarak adlandırılan bir kabartma vardır ve bu da, Güneş'i
simgelemektedir. Bir bütün olarak Kukulkan piramidinin tepesindeki şekil,
Güneş - Pleiades - Zenith buluşmasına işaret etmektedir..
Orta Amerika'nın
balta girmemiş ormanlarında kaybolup gitmiş bir uygarlık... Tarihte en çok
merak edilen insanların soyu: Mayalar...
Kimdi bu
insanlar?... Nereden gelmişlerdi ve çağımıza hangi mesajları bırakmışlardı?
İşte bu sorular;
1773 de şu meşhur şehir Palanque'nin* kalıntıları bulununcaya kadar;
yazarların, kaşiflerin, bilim adamlarının iki yüz yıl boyunca kafa
yordukları sorulardan sadece birkaçıydı... Hala bile tamamen ortaya
çıkarılamamış ve gün geçtikçe vahşi ormanın tehdidini üzerinde hisseden bu
muazzam kent, yeni dünyanın en çok merak ettiği sırrıydı... Göz alıcı beyaz
kireç taşıyla, Rönesans Masonları'nın bile kusur bulamayacağı mükemmellikte
inşa edilmiş o piramitler, tapınaklar ve saraylar görenleri dehşet içinde
bırakıyor... Ne yazık ki kentin en önemli binalarının duvarları üzerindeki
şifrelerin çözülmesi ancak 20. Yüzyılın sonlarına doğru gerçekleşebilmiş, bu
hazinenin değeri ancak bu şekilde anlaşılabilmiştir.
Bulgular bizden
oldukça farklı bit toplumu gün ışığına çıkarıyor. Mayalar sadece Yeni Dünya
Uygarlıkları'ndan değil, kendi dönemleri içinde yaşamış Eski Uygarlıklar'dan
da çok farklıydılar. Yaşamsal gereçler haricinde pek fazla kişisel mala
sahip değillerdi. Mısır ve diğer mahsulleri yetiştirmek için basit tarım
araçları kullanırlar, bununla beraber toprağın verimliliğini sağlamak
amacıyla, tuhaf ve acı verici majik ayinler düzenlenmesi gerektiğine
inanırlardı. Bu majik nitelikli ayinler, doğayla barış yapmak adına
harikulade süslü ve gösterişli giysileriyle rahipler ve kabile liderleri
tarafından yürütülürdü. Maya kabilesi hiyerarşik bir toplumdu. Kanun
adamları da köylüler de yerlerini bilirlerdi. Mayalar'ın, Avrupa'da aynı
çağda yaşamış diğer karanlık çağ toplumlarından önemli bir farkları vardır:
Mayalar
Astronomi uzmanıdırlar...
"Güneş'in 5.
Çağı"nda yaşadıklarına, bizim devrenin insanına gelinceye kadar yeryüzünde
"Dört Çağ" ve "Dört Irk"ın gelip geçtiğine inanırlardı. Onlara göre u dört
ırk, büyük afetlerle yok olmuş, her çağdan geriye kalabilenler bu olup
bitenleri anlatabilmişlerdir.
M.Ö. 12 AĞUSTOS
3114'den,
M.S 22 ARALIK 2012'ye...
M.S 22 ARALIK 2012'ye...
Maya
Kronolojisi'ne göre, yaşadığımız "5. Çağ" M.Ö. 12 Ağustos 3114 tarihinde
başlar ve M.S. 22 Aralık 2012 tarihinde biter. Mayalar 2012'de dünyanın
katostrofik (ağı hasarlı) depremlerle karşılaşarak, büyük bir "Tufan"a sahne
olacağına inanırlar.
Bu güne kadar
Mayalar hakkında birçok kitap yayınlanmış fakat, hiç biri bu tuhaf ama
dikkate değer takvimi incelemeye, bu kesin tarihleri neye dayandırarak
ortaya koyduklarını araştırmaya cesaret edememiştir. Takvimlerin mekaniği
hakkında pek çok şey yazılmasına rağmen, onları bu tarz komplike zaman
sistemleri oluşturmaya iten sebepler hala karanlıktaydı.
Artık kurdukları
saatin alarmı çaldı çalacak... Ve biz nihayet onların sadece kendi zamanları
için değil, tüm insanlık için hayati önem taşıyan bu bilgilere sahip
olduklarını görüyoruz.
Uygarlıkları
bizim standartlarımıza göre ilkeldi belki... Çağlayan nehirlerinden başka su
sistemleri, yolları, arabaları, elektronik bilgisayarları yoktu... Ama diğer
konularda engin bilgi ve altyapıya sahiptiler. Son araştırmaların
gösterdiğine göre Mayalar, bizim düşünemeyeceğimiz, hatta tahmin bile
edemeyeceğimiz tarzda fizik ötesi bilgi ve pratiği kullanabiliyorlardı.*
Bu esrarengiz
insanlar, Avusturalya Yerlileri gibi rüyayı, geçmiş, gelecek ve şimdiki
zaman hakkında yorum ve kehanetler yapabilmek için kullanmışlar, gezegenleri
ve yıldızları da modern araçlar olmamasına rağmen tuhaf bir biçimde doğru
olarak takip edebilmişlerdir.
Mayalar, kendi
dinlerine çok sıkı bağlı olan bir toplumdu. Sırlarla dolu dinleri dıştan
bakışta hiçbir şey anlaşılamayacak kadar şifreliydi. Ona ancak inisiye
olanlar nüfuz edebilmekteydi.* Dinlerindeki sırlar mitolojik anlatımlarında
üstü örtülü bir şekilde dile getirilmiş durumdaydı. Ama mitolojilerindeki
sembolik anlatom üzlubu da çözülemeden, bu bilgilere ulaşmak hiçbir zaman
mümkün olamamıştır. Mayalar kelimenin tam anlamıyla gizemli bir toplumdu...
İlk
zamanlarından son zamanlarına kadar (M.S. 600 - 800 yılları arasındaki
Post-Klasik dönem ve sonraki birkaç yüzyıl) dünyadaki en önemli sanat
eserlerinden bazılarını üretmişlerdir. Fakat hala tam olarak anlaşılamayan
bazı sebeplerden dolayı, Maya Uygarlığı çökmüş ve kabile, kentlerini terk
etmek zorunda kalmıştır. Bir zamanlar muazzam piramitler inşa edip,
yıldızlar ve gezegenler üzerine çalışma yaptıkları bölgenin büyük bir kısmı
şu anda ormanın ve toprağın derinliklerinde yatmaktadır.
Maya
Uygarlığı'nın üzerinde yükselen Toltek ve Aztek kabileleri, bugünkü Mexico
City'nin daha kuzey bölümlerine yerleşmişlerdir. Bununla beraber Maya
Uygarlığı'nın en son temsilcileri güneydeki tepelere ve kuzeydeki Yucatan
Yarımadası'ndaki düzlüklere dağılmışlar, asıl yerleşim merkezi olan orta
kısım ise tamamen terk edilmiştir.
İçerik :
- 21 Aralık 2012 Dünyanın Sonu Mu?
- Maya Kehanetleri
- 2012 Yok Oluşmu, Başlangıç Mı?
- 2012 Film Fragmanı İzle